|
Soru-1
”Adölesan” dönemi nedir? “Adölesan” kimdir?
Adölesan yaş grubu için bazı yaş sınırlamaları getirilmeye çalışılmışsa da, dönemi kesin yaş ile ayırmak oldukça zordur. Bu dönemin kendine has özellikleri vardır. Bazı hastalıklar, hayatın diğer dönemlerinden daha sık gözlenir (kansızlık, guatr, çocukluk çağı diyabeti, bazı kemik tümörleri, bazı kan hastalıları, ortopedik sorunlar gibi). Psikolojik sorunlar ve bunlarla baş etmede zorluklar, yine adölesan döneminde sık rastlanılan durumlardır. Bu dönemde aileye, adölesanla ilişkileri yönünden oldukça fazla iş düşmektedir. Dünya Sağlık Örgütü 10-19 yaş grubunu “adölesan yaş grubu”, 15-24 yaş arasını da gençlik dönemi olarak tanımlamaktadır. Ülkemiz genç bir nüfusa sahiptir. 10-19 yaş grubu, nüfusumuzun %21.6’sını oluşturmaktadır. Dünya nüfusunun da % 50’den fazlası 25 yaşın altındaki insanlardan oluşmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran % 80’e ulaşmıştır. Genç nüfusun nitelikli bir eğitim alması, üretken ve verimli olması toplumun geleceği açısından çok önemlidir. Bu nedenle adölesan ve gençlere sağlıklı bir çevre sağlanması, kendilerini istedikleri alanlarda geliştirme olanağı verilmesi gerekmektedir. Böylece katılımcı, kendine güvenli ve etrafı ile barışık bireyler olarak toplumda yer almaları mümkün olur. Tıbbi anlatımlarda adölesan ifadesi kullanılırsa da Türkçemizde buna karşılık olarak ergenlik dönemi ve ergen ifadeleri yer almaktadır. Bu nedenle kitapta da ergenlik terimi kullanılacaktır.
Soru-2
Ergenlik döneminin özellikleri nelerdir ?
Ergen kimi zaman kısa sürede oluşan bu yoğun değişikliklere uyum sağlayamaz. Dönemin özelliği olan başlıca üç konuda da sorunlar yaşayabilir. Ergenliğin başında belirginleşen fiziksel büyüme ve gelişme ile ilgili sorunların yanı sıra, cinsel ve psiko-sosyal gelişim ile ilgili sorunlarla karşılaşır. Ergen bazen bu sorunları kendisi çözemez. Mutlaka aile desteğine ihtiyaç duyar. İnsan vücudunda çok önemli değişikliklerin olduğu bu dönemde, çocuğumuzda neler olup bittiğini anlamak ve ebeveynler olarak onlara yardımcı olmak zorundayız. Bu dönemde yaşanan sorunların kısa zamanda çözümlenmemesi durumunda, tüm yaşamı etkileyebileceği gerçeği akıldan çıkarılmamalıdır. Ergenlikte gerçekleşen değişim süreçleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:
1. Biyolojik değişim
Soru-3
Ergenliğe girmek ne demektir?
Ergenliğe kızlarda memelerde tomurcuklanma ve büyümenin başlaması ile girilir. Erkeklerde ise ergenliğin ilk belirtisi testislerde büyüme ile birlikte skrotum (torba) derisinde kızarma ve kalınlaşmadır.
Genital bölge kıllanması bu belirtilerle aynı zamanda olabileceği gibi, farklı zamanlarda da oluşabilir. Genital bölgede ve koltuk altında kıllanmanın başlaması tek başına ergenliğe girildiğinin ölçüsü değildir. Ergenlikten önce, ortalama 6-7 yaşlarında hem kız hem de erkek çocuklarda, böbrek üstü bezinden salgılanan zayıf androjen hormonlar tüylenmeye yol açabilirler. Bu tüylenmeler genital bölgede, nadiren de koltuk altında olabilir. Ancak tüylenmenin fazla olduğu durumlarda nedenlerinin araştırılması gerekir. Bu amaçla çocuk endokrinoloğuna baş vurulması uygun olur.
Soru-4
Ergenliğe ne zaman girilir?
Ergenliğe giriş yaşı değişik faktörlere bağlıdır. Irk, iklim şartları, cinsiyet, ailesel özellikler, beslenme durumu, çevresel uyaranlar ergenliğe giriş yaşının belirleyicileri olurlar. Ergenliğe kızlar, erkeklerden ortalama 2 yıl önce girerler, en hızlı boy artımlarını 2 yıl önce yaparlar ve de ergenliği erkeklerden 2 yıl önce tamamlarlar.
Soru-5
Ergenliğe girme yaşını neler etkiler?
Irk, vücuttaki hormonların salınmasını etkileyen faktörler, cinsiyet, genetik faktörler, iklim, ailesel özellikler, beslenme durumu, çevresel uyarılar ergenliğe giriş yaşını etkileyebilir.
Ergenliğin zamanlanmasında ailesel etkenlerin rol oynadığı kesindir. Ailede anne veya babada gecikmiş ergenlik varsa, çocuklar da ergenliğe geç girerler. Anne ergenliğe geç girmişse, kız çocuğu da geç girme eğilimi gösterir. Benzer şekilde eğer baba ergenliğe erken girmişse, erkek çocukta da ergenliğin erken başlama olasılığı vardır.
Toplumsal etkenler, beslenme ve temel sağlık standartlarıyla ilişkilidir. Genel olarak sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olanlar düşük olanlara göre; kentsel kesim kırsal kesime göre ergenlik çağına daha erken girer. Ergenlik öncesi yaş gruplarında beslenme yetersizliği olanlarda, ergenlik dönemi gecikebilir. Zayıf ve kısa boylu çocuklar, şişman ve uzun boylulara göre ergenlik çağına daha geç girme eğilimindedirler. Kör çocuklarda ergenlik daha erken başlar ve bu çocuklar daha erken gelişirler.
Yüksek rakımlı bölgelerde yaşayan çocukların, deniz seviyesinde yaşayanlara göre ergenliğe daha geç girdikleri iyi bilinir. Sıcak ülkelerde yaşayanlar, soğuk iklimde yaşayanlardan daha önce ergenlik belirtileri gösterirler.
Siyah ırkta ergenlik, beyaz ırka göre daha erken başlar. Uzak doğulu çocuklar ergenliğe, batılı ülke çocuklarından daha erken girerler.
Sağlık durumu, hem bireyler hem de topluluklar üzerinde ergenlik başlama yaşı bakımından güçlü etki yapmaktadır; değişik organları etkileyen kronik hastalıklar (astım, kalp, romatizma gibi) beraberinde beslenme yetersizliği olsun veya olmasın ergenliği geciktirir.
Ergenliğe girebilmek için vücutta belirli oranda yağ olması gereklidir. Çocuklar genellikle ortalama 30 kg. olduklarında ergenliğe girerler. Çok zayıf çocuklarda ergenliğe girilmesinden sorumlu olan hormonların salgılanması yetersizdir ve ergenlik gecikir. Atletler, balerinler ve çok ağır spor yapanlarda, vücudunda yağ dokusu az olanlarda ergenliğe girme gecikir, daha da önemlisi kızlarda adetlerin gecikmesi söz konusu olur.
Son yüzyılda birçok ülkede, ilk adet görme yaşında ve ergenlik başlama yaşında erkene kayma saptanmıştır. Hiç kuşkusuz bu eğilimin bir nedeni beslenme ve genel sağlık koşullarındaki iyileşmedir. Ancak bu faktörler, eğilimi tümüyle açıklayamamaktadır.
Soru-6
Ergenliğe girilmesinin nedeni nedir? Niçin vücutta birtakım değişiklikler oluyor?
Hipofiz bezi, kızlarda 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşlarında beynin uyarıları sonucunda uykudan uyanarak seks hormonlarının (erkeklerde testosteron, kızlarda ise östrojen) salgılanmasını arttıran hormonları salgılamaya başlar. Hipofizden salgılanan bu seks hormonlarını uyarıcı hormonlar, kızlarda overleri (yumurtalık) uyararak östrojen, erkeklerde ise testisleri uyararak testosteron salgılanmasına neden olurlar. Bu hormonların kan düzeyleri artar. Bunun sonucunda da ergenliği belirleyen cinsel ve fiziksel değişiklikler başlar.
Kızlarda 10-11, erkeklerde 11-12 yaşına kadar uyuyan hipofizin uyanmasına neden olan etken henüz tam olarak bilinmemektedir. Işık gibi çevresel uyaranlar, koku, vücutta belli bir yağ oranı (yağ/kas kitlesi toplam ağırlığın %22-24’ü) olması, değişik amino asitler, leptin gibi maddelerin hipofizi uyardığı bilinmektedir. Koku önemli bir uyarandır, özellikle hayvanlarda cinsel temasdan önce “pheramon” denilen kimyasallar salgılanır ve bunlar günümüzde cinsel uyarıcı olarak kozmetik sanayiinde de kullanılmaktadır.
Ergenliğin başlangıcında, fiziksel ve cinsel değişiklikler meydana gelmeden önce kızlarda östrojen, erkeklerde ise testosteron salınımı önce geceleri artmaya başlar. Ancak ergenliğin ortalarına doğru hem gece hem de gündüz salınırlar. Bu nedenle ergenliğe yeni girmiş bir çocukta sabah alınan kan örneklerinde testosteron ve östrojen düzeyleri düşüktür. Ancak ergenliğin ilerlemesi ile gündüz saatlerinde de kan düzeylerinde artış gözlenir. 15 yaşında ergenliğe girmiş bir erkek çocuğunda, kanda testosteron hormon düzeyi baktırmış ve düşük bulunduğunu görerek doktora panikle başvurmuş aile sayısı az değildir.
Soru-7
Kız çocuklarının ergenliğe girdiği nasıl anlaşılır?
Genital bölgede kıllanma genellikle meme gelişimi ile birlikte görülebildiği gibi, bazen meme gelişiminden 6 ay sonra da başlayabilir. Genital bölgedeki kıllanmada ergenlik süresince artar, kızlarda ters üçgen şeklinde ve hafif bacak aralarınada yayılacak şekilde gelişir. Koltuk altında kıllanma ise genellikle meme gelişiminin başlamasından 1-2 yıl sonra, ortalama 12-13 yaşlarında ortaya çıkar. Bazı çocuklarda daha erken yaşta da başlayabilir. Koltuk altında kıllanmanın, genital kıllanmadan önce başlamış olması nadir görülen bir durumdur.
Ergenlikte kızlarda cinsel organlarda meydana gelen değişiklikler östrojen etkisiyle gerçekleşir. Genital bölgede yağ birikir, vajen uzar, himen (kızlık zarı) kalınlaşır. Vajen içindeki hücrelerin glikojen içeriği artar. Bu durum genç kızlarda mantar enfeksiyonlarının sık görülmesine yol açar. İlk adet (menarş) öncesindeki aylarda, berrak ya da hafifçe beyaz yapışkan bir vajinal akıntı başlar.
Ergenlikte uterusun (rahim) boyutları da büyür ve şekli değişir. Ergenlik öncesi 3 cm’den az olan uterus boyu 5 cm’i aşar. Overler (yumurtalıklar) genişleyerek hacimleri 1-2 ml’den 3-10 ml’ye ulaşır. Overler içindeki yumurta sayısı 6-7 milyona ulaşır, bu değer yaşam boyunca bir kadının sahip olduğu en fazla yumurta sayısıdır. Genellikle ilk adetten sonraki periyotların çoğu, yumurtalıklardan yumurta atılımı olmadan gerçekleşir (anovulatuar). Bu durum 1.5-2 yıl sürebilir. Daha sonra zaman içinde adetler düzene girer. İlk adetten sonraki 5 yıl içinde genç kızların çoğunda (%90’dan fazla) adetlerin düzene girdiği bilinmektedir.
Soru-8
Erkek çocuklarının ergenliğe girdiği nasıl anlaşılır?
Penis boyunun büyümesi, ergenliğin ortalarında en üst düzeydedir. Genellikle 13.5-14 yaş grubunda gözlenir. Penis gevşek durumda iken uzatılarak bir cetvel yardımıyla boyu ölçüldüğünde, ergenlik öncesi ortalama 6.2 cm. olan penis boyu erişkinde ortalama 13.2 cm’e ulaşır. Penis boyu kısa ise, penis boyunun kısa olmasına neden olan pek çok endokrinolojik hastalık gözden geçirilmeli ve çocukta bunların olmadığı saptanmalıdır. Penis boyunun uzaması, penisteki reseptörlere testosteronun etkisi ile gerçekleşir.
Erkek çocukta sperm yapımı 12-15 yaşları arasında başlar. “Ejakulasyon”, diğer bir ifade ile meni fışkırtma 13.5 yaş civarında genellikle mastürbasyon sırasında meydana gelir. Daha sonra uykuda devam eder. Ergenlikte erkeklerde prostat, salgı kanalları gibi iç cinsel organlarda 7 misline varan artışlar gözlenir.
Soru-9
Ergenlik çağında çocukların vücut yapılarında ne gibi değişiklikler olur?
1. Vücuttaki kemik yapıların oluşturduğu iskelet kitlesi, 2. Özellikle deri altındaki yağ dokusundan oluşan yağ kitlesi 3. Kas yapılardan oluşan yağsız vücut kitlesi
Ergenlik öncesinde kız ve erkek çocuklarda yağsız vücut kitlesinin yüzdesi, iskelet kitlesi ve yağ kitlesi eşit oranlardadır. Ergenlik tamamlandığında ise, erkekler de yağsız vücut kitlesi artar. Bunun nedeni erkeklerdeki testosteron hormonudur. Kadınlarda ise farklılaşma yağ dokusu artışı şeklinde gerçekleşir. Ergenlik dönemi sonunda kadınlardaki yağ dokusu erkeklerin iki katıdır. Bunun da nedeni östrojen hormonudur. Kızlarda yağ dokusunda artma ilk adetten hemen önce başlar ve ondan sonra giderek hızlanır. Vücut ağırlığının genellikle yarısı ergenlikte kazanılır.
Ergenlik çağındaki bir diğer önemli olay da boy uzunluğundaki artıştır. Ergenlikte kızlarda 20-25, erkeklerde ise 25-30 cm boy uzunluğu artışı olur.
Soru-10
Ergenlikte ses kalınlaşması normal midir?
Soru-11
Ergenlikte aşırı terleme ve ter kokma normal midir?
Bu hormonlar alında, bazen burun üstünde ve göğüsde az sayıda sivilce gelişimine yol açabilirler. Bu sivilceler eğer enfekte olmazlarsa kendiliğinden geçerler. Bu nedenle çocukların yüz ve vücut temizliği ile ilgili alışkanlıkları çok önemlidir.
Soru-12
Ergenlik öncesi genital bölge tüylenmesi normal midir?
Soru-13
Erken ergenlik nedir, belirtileri nelerdir?
Kız çocuklarında 8 yaşından önce ve de özellikle 6 yaş civarında da meme büyümeleri gözlenebilir. Eğer meme büyümesi ile birlikte hızlı boy uzaması, kemik yaşının ilerlemesi varsa bu kız çocukları erken ergenlik yönünden araştırılmalıdır. Bu kızlarda ergenliğe girilmesine neden olan hormonlar erken salgılanmaktadır. Bu olayda, beyindeki uyarıcı hormonların ve bu nedenle östrojenin erken salgılanması veya östrojenin dışarıdan alınması söz konusudur. Buna erken ergenlik denir. Erken ergenlik, kızlarda erkek çocuklarına göre daha sık görülür. Vakaların çoğunda neden bulunamaz. Altta yatan belirli bir sorun saptanamaz. Çevresel uyaranlar, aşırı tüketilen hormonlu gıdalar, psikolojik bazı sebeplerle erken ergenlik gelişebilir. Beyin patolojileri kızlarda çok nadirdir.
Erkek çocuklarda erken ergenlik daha az görülür. Patolojik olma olasılığı daha fazladır, vakaların yarısından fazlasında altta yatan ve incelenmesi gereken bir merkezi sinir sistemi patolojisi vardır. Erken ergenliğe giren erkek çocuklarında testis ve penis büyür, hızlı boy artışı olur, ses kalınlaşır ve saldırgan, gergin davranışlar ortaya çıkar.
Erken ergenliğe giren hem kız hem de erkek çocuklar, önce akranlarından uzun olurlar. Ancak daha sonra boyları kısa kalır. Erken ergenliğin psikolojik ve toplumsal sonuçları, büyümeyle ilgili olanlar da dahil olmak üzere önemlidir. Zamanından önce cinsel gelişmeyle ilgili kaygılar şunlardır;
Ergenlik bazen normal zamanda başlar ancak 3-5 yıl sürmesi gerekirken daha kısa süre içinde tamamlanır. Bu da hızlanmış ergenlik başlığı altında incelenmesi gereken bir durumdur. Bu çocuklarda da, boy uzaması için yeterli süre olmadığı için boyların kısa kalma riski vardır.
Soru-14
Erken ergenlik tedavi edilmeli midir?
Erken cinsel gelişim, beyindeki merkezlerin uyarılmasına bağlıysa, tedavide bu gelişimi önleyen hormon tedavisi yapılabilir. Geçici bir süre erken başlamış olan ergenlik durdurulur. Ayda bir kez veya 3 aylık enjeksiyonlar halinde uygulanan ve etkileri sadece kullanıldıkları süre içinde geçerli olan ilaçlar kullanılır. Çocuk, ergenlik için uygun yaşa geldiğinde enjeksiyonların kesilmesiyle cinsel gelişim kaldığı yerden devam eder. Genellikle ebeveynlerin bu aşamada çocuklarına “hormon verilmesinin zararlı olabileceği” şeklindeki endişeleri tümüyle gereksizdir. Burada unutulmaması gereken en önemli nokta kullanılan ilaçların kalıcı etkileri olmadığıdır. Ergenliği durduran ilaçlar kesildiğinde, ergenlik tekrar devam eder. Hepimizin ortak amacı, çocuklarımızın beden ve ruh sağlığı açısından normal bireyler olarak büyümelerini sağlamaktır.
Soru-15
Ergenlik gecikmesi nedir?
Ergenlik gecikmesinde saptanan kaygılar şunlardır;
Soru-16
Ergenlik gecikmesinin nedenleri nelerdir?
Soru-17
Ergenlik gecikmesi tedavi edilmeli midir?
Kızlar için gecikmiş ergenliğin en önemli nedeni Turner sendromudur. Bu çocukların boyları kısa, cinsel gelişmeleri ise geridir. Ayrıca saç çizgisi düşüklüğü, meme başlarının ayrık olması gibi kendine has belirtileri vardır. Bu çocuklar kesinlikle tedavi edilmelidirler.
Soru-18
Ergenlik döneminde boy ne kadar uzar?
Ergenliğin ortalama 3-4 yıl sürdüğü düşünülürse, bu dönem içindeki 6-12 aylık kısa bir dönemde hızlı boy artışı olur. Ortalama 8-10 cm. civarında olan bu boy uzunluğu artışı, kızlarda hemen ilk adet başlangıcından önceki döneme rastlar ve ortalama 12 yaş civarında hızlı boy artışı gözlenir. Kızlarda boy uzaması adet gördükten sonra yavaşlar. Adetten sonraki dönemde boy 5-6 cm. kadar uzar. Erkeklerde ise en hızlı boy artışı testis hacmi 10 ml. civarında iken olur. Bu da 13-14 yaşlarına rastlar.
Soru-19
Ergenlikte normal boy artışı hangi faktörlere bağlıdır?
Doğum boyu ve kilosu doğumdan önceki büyümenin bir göstergesidir. Bu süre içinde büyümeyi etkileyen anne karnındaki beslenmedir. Anne hamilelik sırasında kötü beslenmişse, bulaşıcı bir hastalık geçirmişse, sigara içmişse, alkol yada çeşitli ilaçlar kullanmışsa anne karnındaki büyüme bozulabilir. Ancak gecikmiş büyümenin tüm etkilerini doğum öncesi döneme bağlamak yanlış olur.
Çocuğun büyümesinde anne ve babanın boyları önemli rol oynar. Genellikle kısa boylu ebeveynler kısa boylu çocuklara, uzun boylu ebeveynler uzun boylu çocuklara sahiptirler. Ancak sosyoekonomik şartların düzelmesi, beslenmenin iyileşmesi ve olumlu çevresel uyaranlarla, boylar 50 yıl önceye göre artmakta ve kısa boylu ebeveynlerin çocukları da uzun olabilmektedir. Örneğin artık uzun boylu Çinli ve Japon vardır. Ülkemizde yapılan çalışmalarda da üniversite gençliğinin boyları 50 yıl önceki üniversite gençliğine göre daha uzun saptanmıştır.
Normal büyüme için dengeli beslenme şarttır. Çocuklar gıdalarla gerekli miktarlarda protein (süt, yoğurt, peynir, yumurta ve et), yağ, karbonhidrat (ekmek vb)sebze ve meyveler, vitamin ve mineral (tüm besin maddeleri) almalıdır. Bazen ekonomik faktörler ya da bilinçsiz beslenme nedeni ile kötü beslenme söz konusu olur. Çocuklar genellikle şekerli içecekler, gofret, cips gibi besleyici değeri düşük yiyecekleri yemeğe eğilimlidir. Kötü beslenen bir çocuğun beslenmesinin düzeltilmesi ile büyüme de düzeltilebilir.
İnsan vücudunda büyümeyi düzenleyen bir grup salgı bezi vardır. Bedenimizin normal çalışması için bu salgı bezleri koordineli çalışır. Ana salgı bezine hipofiz adı verilir. Beynimizin ortasında yer alan bu salgı bezi, birçok salgı bezini kontrol eder. Hipofizden salgılanan büyüme hormonu ve ergenliği uyarıcı hormonlar büyüyüp yetişkin bir hale gelmemizi sağlarlar. Boynun ön kısmındaki tiroid bezi tarafından salgılanan hormonlar vücudun çalışma hızını, zeka gelişimini ve kemiklerin büyümesini etkiler. Erkeklerde testisler tarafından salgılanan testosteron, kızlarda overlerden salgılanan östrojen ve her iki cinste de böbrek üstü bezi tarafından salgılanan androjen hormonları özellikle ergenlik dönemindeki hızlı büyümeden sorumlu hormonlardır.
Çocukluk döneminin kronik birçok hastalığı büyümeyi olumsuz yönde etkiler. Örneğin kalp, akciğer, böbrek gibi organların uzun süreli ve önemli hastalıkları ile besin maddelerinin emilerek kana karışmasını bozan mide-barsak hastalıkları büyüme üzerinde olumsuz etki yaratır.
Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan belirli ilaçlar büyümeyi olumsuz yönde etkileyebilir. Yaşamsal önemi olan ilaçlar konusunda doktorunuzun vereceği kararlar önemlidir.En önemlisi uzun süreli kullanılan kortizon ilaçlarıdır. Bunlar yüksek dozlarda ve uzun süre kullanılırsa, büyüme hormonu salınımını olumsuz etkiler ve büyüme kıkırdakları üzerinde olumsuz etki yaparlar. Burundan, astım tedavisi için sprey şeklinde kullanılan kortizon ihtiva eden ilaçların, büyüme üzerinde olumsuz yan etkileri gösterilememiştir.
Soru-20
Boy uzunluğu nasıl değerlendirilir ?
Soru-21
Boy kısalığı nasıl belirlenir?
Soru-22
Ailevi boy kısalığı nedir?
Soru-23
Kemik yaşı ne demektir?
Soru-24
Kemik yaşı ile boy uzaması arasındaki ilişki nedir?
Normal koşullarda sağlıklı çocuklarda kemik yaşı, yıl yıl bakıldığında, çocuğun takvim yaşına hemen hemen paralel olarak ilerler ancak bu ergenlik çağında değişir, çünkü boy uzamasındaki bu en hızlı gelişme yaşında, kemik yaşı da daha önceki “’bir takvim yaşına bir kemik yaşı” kuralından çok daha hızlı ilerler. Ergenlik gecikirse, kemik yaşı ilerleme oranı da yavaşlar, ergenlik erken yaşta başlarsa, kemik yaşı ilerlemesi de daha erken olur. Elbette; artık daha fazla büyümenin mümkün olmadığı bir yaş gelir; bunun da göstergesi el-el bilek grafisindeki büyüme kıkırdaklarının kemik uçlarıyla kaynaşması yani kapanmasıdır. Bu ergenliğin bir sonucudur ve kızlarda östrojen, erkeklerde ise testosteron hormonu etkisi ile olur.
Soru-25
Erkeklerle, kızlar aynı zamanda mı uzarlar?
Adetten sonra kızlar ortalama 5-6 cm uzarlar. Erkekler ise ergenlik büyüme hamlesi veya ergenlik boy artımı bakımından kızlardan daha şanslıdırlar, boy artışları daha fazla olur. Erkeklerde boy artımları azalarak da olsa 18-19 yaşına kadar devam eder.
Ergenlik büyüme hamlesi içinde, en hızlı büyümenin olduğu ’zirve büyüme hızı dönemi’ ortalama kısa sürede 8-10 cm civarında boy artışının olduğu bir dönemdir. Bu en hızlı boy artımının gözlendiği yaşlar, kızlarda ilk adetten hemen önce 11.5-12.5 yaşlarında, erkeklerde ise 13-14 yaşlarındadır. En hızlı boy artımı, kızlarda erkeklerden 2 yıl önce olur ve ergenliğin erken veya geç başlamasına göre en hızlı boy artım yaşı değişebilir ancak genellikle anne veya baba özelliklerine benzer.
|